KÜÇÜKKEN EMRAH'A AŞIKTIM

ARŞİV

10 Mart 2017 Cuma 22:06 < MAGAZİN
SES SANATÇISI GÜLLÜ İLE  DOBRA DOBRA.
 Röportajın yapıldığı tarih:09/01/2014 Röportaj: yasemin Özcan Kaplan Camera Kayıt :B.Dilşad Korkmaz 
Yasemin Ö.K-Çocukluğuna ait Tuzlaya dair çok anın olduğunu düşünüyorum. Bir iki tanesini anlatır mısın? Güllü-Eski sinemayı bilir misin yaso? 
Yasemin Ö.K- Bilmez miyim. 
Güllü-Halamın kızıyla oğlunu alırdım. İş bankasının üstünde rahmetli Nuri amcamın birahanesi vardı giderdim şimdi oraya,Nuri amcam çok iyi bir insandı Allah rahmet eylesin, geldiğinde "Sen yukarı çıkmayacaksın Gökseli yollayacaksın burası birahane kızlar girmez buraya." derdi. Göksele diyordum ki git lan para al amcamdan Emrah'ın filmi gelmiş.Ben Emrah'a birde deli gibi aşıktım! 
YaseminÖ.K-Kim değildi ki bizim yaşımızda Emrah'a aşık,şimde de ııığ diyoruz. Güllü-Göksel "Gitmiyorum lan."derdi "Emrahın filmine gitmiyorum istemeyeceğim para." tamam lan seni başka filme götürcez derdim "Yok ben çıkmıyorum. " Yuh be pe....nk derdim ben çıkardım. Amcama:Kızma şimdi, bağırma bana,bak yanımda erkek vardı Göksel, çıkmadı, ben çıkmak zorunda kaldım . "Ne istiyosun?" derdi, paramız yok verirdi parayı,üç kişi gitcez amca bu para kime yetecek derdim "Tamam al."derdi.Sinemaya gidiyoruz filmi seyrediyoruz yarı arada tekrar gidiyoruz amca bizim alaska almaya paramız kalmadı.
 YaseminÖK-aaaa alaskayı söyleyince hatırladım.Bu şeyleri hatırlıyor, Bakkal Azam'ın oradaki gofret kutularının rengini. 
Güllü-Aaa ! Kırmızı tenekede tabii gofret tenekelerdeydi böyle açardık kapağını alırdık.
 Yök-Yalnız o bakkalın kokusunu bende unutmam. Güllü-Şey var yaso bende, ben geçmişle çok fazla yaşıyorum ve bu konuda da psikoloğa gitmeyi düşünüyorum.İlker de söylüyor,en küçük bişeyde ağlıyorum.Ben şimdi şuradan mezarlığa doğru gideyim sen beni tutamazsın böyle hüngür hüngür... 
Yasemin ÖK-Valla bence psikologluk bir durum yok yine de gidersen git ama erken yaşta fazla sorumluluk almaktan kaynaklanıyor bence. 
Güllü-Aşkım parfümde,kokuda,bi giyimde,bakışta,bir şarkıda...Yani benim bayağı ilerlemiş vaziyette. 
Yök- Tuzla'da da evin var ve sıklıkla burdasın bunun nedeni de geçmişe özlem mi?
 Güllü-Aileye zaten çok düşkünüm ama bunu hiç kimse bilmez,herkes anneye düşkündür ben babaanneme aşıktım.Ben babaannemi kaybettiğim gün anneme demişim ki keşke sen ölseydin. 
Yök- Bende bunu soracaktım sana,bunu bana telefonda söylemiştin ve ben çok etkilendim bu sözünden,bence bu başlık atılacak bişey benim için bunu yazsam sakıncası var mı ? 
Güllü-Hayır istediğini yaz. Yök- Annen falan kırılır mı? Güllü-İstediğini yaz. Çünkü benim babaannem,benim hayatımda yeri bambaşkaydı,başkaydı yani... (Burada biraz duygusallaşıyor.) 
Yök-Yani Tuzla'da oturmanın sebebi...
 Güllü-Tuzla'da oturmamın tek sebebi: her tarafta babaannemin ayak izi var. Sana şimdi bişey anlatıcam inanmayacaksın biz o zamanlar Fenerbahçe'de oturuyorduk,Tuzlaya babaanneme yolluyordu annem beni, benim için bayram! Bir çocuk ne ister en çok bisiklettir değil mi? Gerçi şimdikilerin farklı da.Bizim zamanımızda bisiklet.Annem babaannene gidiyorsun dediğinde yemin ediyorum var ya böyle deli gibi çantamı hazırlardım bir an önce gitmek için.Trenle gelirdik tren biletini alırdım, o zaman yeşildi biliyorsun ortası delikli. Yök- Yaşımızı çıkarıyorsun dur. 
Güllü-73 doğumluyum ben 40 yaşındayım. Yök- Benimkini çıkarıyorsun diye takılıyorum. 
Güllü-Amaaan ne var sanki. *Sonra yasemin gelirdim bileti atmazdım,dönüş bileti tekrar gidicez ya. Buradan toprak alırdım sana yemin ediyorum halam olsa anlatsa size beni. Evde o toprağa sarılır ağlardım.Babaannemin evinin toprağı bu ,tekrar geleceğim zaman onu burada bırakırdım yenisini alır götürürdüm. *Kız benim ne maceralarım var bu trenistasyonunda. Babaannem mezgit balığı istemiş diye sen kalk kar yağıyor,küçüğüm 7 yaşında mıymışım neymişim halamın oğlu da tren istasyonunun orada, taksici Allah rahmet eylesin diyor ki "Nereye gidiyorsun sen?" ben diyorum Kadıköye gideceğim. "Napcan sen Kadıköy'de?!" Pendik şurası halbuki ama çocuk aklı işte... Babaannem mezgit istedi mezgit alacağım ona diyorum "Bacağına tükürdüğüm yürü eve." diyor. Tamam diyorum.
 Yök-Burda yok muydu be?!
 Güllü-Kız yok işte akıl... 
Yök- her yer balık yahu yok esti sana işte. 
Güllü-İşte çocuk aklı ne bileyim belkide mezgit bulamadım. 
Yök-Ben şu karşı iskeleden atıyordum saniye başına üç tane geliyordu.
 GülLü-Ooo şu iskeleden tabi canım ayıpsın. Beklerdim soteye yatardım ki Gürdal abim müşteriye gitsin arkasından tırt gittim pendiğe, pendiği Kadıköy zannediyorum aldım balığı geldim sallana sallana... Bide Gürdal abim "Sen nerden geliyosun?" Kadıköy'e gittim ben balık aldım "Bacağına......... senin yürü eve!" yasemin Ö.K; (Mado'da oturuyoruz, sahili gösterip soruyorum.) Gül hiç şu karşı kıyılardan denize girdin mi? Başlıyor anlatmaya...
 Güllü-Babaannem izin vermezdi beyaz donla girerdik,sonra kurusun diye asfalta otururduk hava sıcak ya don kuruyo ama arka taraf ciğer.Allah rahmet eylesin babaanneciğim bir tane patlatıyor,bir taraftan bepanten sürüyor.
 Yasemin ÖK-Kızarıyordur bembayaz da.
 Gül-Tabii, erkek gibiydim ama yaaa! Yök-Erkek gibiydim deyince ne zamandır para kazanıyorsun? Güllü-Ben çocuk oldum,kendi paramı kazanmaya başladım.Ne ana parası ne baba parası ne koca parası yemedim ve nasıl yenir bilmem.Ben alışmışım kendim çalışacağım,kendim kazanacağım,kendim ödeyeceğim edeceğim mesela gideriz bir yere İlker hesap öder ben böyle kalırım hani yabancı noluyor ne ediyor 10 senelik kocam yani hayat müşterek ama benim öyle bir şeyim var 40 yaşındayım bana bir Allahın kulu diyemez ki Güllüye de biz şunu yaptık diyemezler benim her şey alnımın akıyla kendi kazandığım.Anam babam da buna dahil. 
Yök-Senin üzerinde iz bırakan biri var mı,kim diyecektim ama bu kadar anlattıklarından sonra gerek kalmadı sanırım babaannen ...
 Gül-Bir gün trene binmişiz bir yere gidiyoruz ben babaannemi göreme, çek o kırmızı şeyi! 
Yök-Allah seni kahretmesin,ciddi misin?!
 Gül- Tabi noldu, babaannem araya düştü diye yırtıyomuşum ortalığı. Babaannem "Burdayım çocuğum"diye arkamdan seslenince "Aaa tamam devam edebilirsiniz babaannem burdaymış diye...! Salçaya gelelim. Sokakta ateş yakıp salça yapmayı nerden öğrendiniz Güllü hanım? Rahmetli anneannem... Çığılı köyü vardı yukarıda bilir misin? 
Yök-Duydum. 
Gül-Aydosu bilir misin? 
Yök-Evet. 
Gül-He işte onun altı Çığılı köyüydü annemin annesinin köyü.Ben orada anneannemde kalırdım,anneannem sürekli bahçede salça yapardı.Bak ben çok güzel koyun sağarım,inek sağarım,bahçedende anlarım,tavuktan da anlarım. 
Yök-Ama bir saniye ben böyle cevap beklemiyordum. Tuzla'da bütün kadınlar sokakta salça yapıyordu ben Tuzladan mı diyordum.
 Gül-Tuzla'da da görüyordum ama şimdi öğrendiğim anneannem.Allah rahmet eylesin.Tuzla'da da büyük ateş yakılırdı,koca kazanları koyarlarda... 
Yök-Aynen bir senelik salçayı yaparlardı tarhana.
 Gül-Aaa tabi hemde sakız gibi beyaz çarşaflara... 
Yök-Salçamda yolda bu arada birazdan bana salça gelecek.İyi tamam da sen bunu bu saatte nasıl yapıyorsun şimdi? 
Gül-Ama çok kolay gel yapayım ben sana. 
Yök-Geleceğim öğreneceğim kaçarı yok zaten onu anladım artık. 
Gül-Kadınım kızım ben."Sizin gibi sonradan çakma kadın değilim" diyerek yapıştıryor lafı.Her zamanki lafını esirgemeyen tavrıyla sevgili arkadaşım.
 Yök- Yoğurdumu mayalıyorum diyerek durumu kurtarmaya çalışıyorum ama... 
Gül-Amaaan onu Tuğyan'da yapıyor merak etme yoğurdu moğurdu diyerek noktayı koyuyor bize. Ve devam ediyor,sanırım İlker enişte de nasibini alacak gibi görünüyor sözün devamında: Büyük Kumla Gemlik'de programım vardı.Pazara çıktık İlkerle beraber bir baktım kadınlar sıraya dizilmiş dedim İlker burda sıra var bir şey var burada. Dedi "Tamam buldu bir şey." Bir gittim ki kadınlar kasalarla domates alıyorlar makinaya çektiriyorlar.Allah dedim. Salça! İlker "Ya senle ne alakası var?" dedi. Dedimki bizim evimiz yok mu oğlum,biz yemek yemiyor muyuz?Yiyoruz neyse alırsın pazardan 4-5 kasa domates...Aldım oturduk İlkerle beraber 
Yök-Biliyorum adamı da koymuş başına karıştır diye. Gül-Önce yıkadık ayıkladık,attırıyorum onları makinaya bi güzel çektirdik ondan sonra ertesi gün zaten İstanbul'a geliyodum kaldığımız pansiyonunda bahçesi kocaman ağaçlık falan müsait yani. Pansiyonda çalışan bir kız var Hacer,Hacer dedim kazan var mı "Abla bende var napacaksın çamaşır mı kaynatacaksın?" dedi. 
Yök-yok artık bir çamaşır kaynatman kaldı zaten onuda görsem şaşırmam valla...
 Gül-"Abla bende var salça tenceresi." dedi. Neyse sabah saat 9'da başladık gece saat 11,İlker hala saçla karıştıyor. Yök-(eşimi gösteriyorum) Bu olsa küfredip gider. Gül-(Gülüyor.) O da arada küfredip gidiyor bir mola veriyor iki sigara içiyor sonra tekrar geliyor,etti yani. Yök-(Tam bu sırada Güllünün yaptığı salça ve zeytinler geliyor bana.Israrla açıp tadına bakmamızı istiyor.Bende yola gideceğiz akar falan diye açmak istemiyorum ama malum gül kafaya birşey koydu mu vazgeçmiyor ve salçanında zeytininde tadına bakıyoruz ailecek ama değiyor gerçekten nefis...) Ellerine sağlık kardeşim seneye domates kasalarımı alıyorum ve geliyorum bu salçayı yedikten sonra artık sanırım başka salça kullanamayız.İlker eniştemin de çabalarına değmiş gerçekten diyorum ve tebrik ediyorum o da "Yedikçe beni hatırlarsın" diyor. 
Yök-Tuzla'da neden hiç program yapmıyorsun?
 Gül-Tuzlaya dışardan sanatçıları getiriyorlar.Mesela buraya festivale Mahsun Kırmızıgül geldi, yok o geldi bu geldi. 
Yök-O belediyenin bilerek yaptığı bir tercih vede yanlış tercih bana göre anlıyorum,peki Tuzlanın mekanlarında en azından özel günlerde çıkmayı düşünmez misin? Gül-Düşünürüm de aşkım ne yapayım ben gidip tık tık yılbaşı geldi hadi ben size program yapayım mı diyeyim... 
Yök-Acaba bilmiyorlar mı burada oturduğunu? 
Gül-Aa ben 7/24 fellik fellik pazarlarda,çarşılarda geziyorum. Ben burda yıllar önce albüm çıkınca bir imza günü yaptım izdiham oldu.Bütün Tuzla bir bakıyorum sülalem dizilmiş hep akraba düşün.İmza vereceğim ya gülüyorum rahmetli dayım gelmiş sıraya girmiş yemin ediyorum sana... 
Yök-Sırası gelmişken,
Güllü...! Gül-Gül aslında Gül. Yök-Güllü gerçek ismin değil ama Gül ismin öyle mi ? Lü eklendi sadece... Gül, lü'yü Şahin Özer ekledi. 
Yök-Gülüde takma zannedenler varda ondan sordum. Gül- Hayır canım Gül kendi ismim. Albüm satışlarından kazanç oluyor mu? Gül-Albüm piyasası bitti.İnternete veriyosun çıkartmak isteyen çıkartıyor ama kazanç falan yok. 
Yök-Bu camiada gerçekten dost yok mu? Yoo can ciğer olduklarım da var mesela benim Seda ablayla aram çok iyidir.Seda abla canımdır.İbrahim abiyle aram on numaradır.Mesela Müslüm abi öldü ben üç ay falan kendime gelemedim o kadar kötü oldum.Ben abimi kaybettim,evime geldim salonumda kocaman bir çicek üstünde bir zarf "Acını paylaşıyorum her zaman yanındayım. İbrahim Tatlıses..." İyiliğini asla unutmam.Babamı kaybettim saat sabah 5:30 Seda abla telefonda...
 Yök-İnsani ilişkileri iyi galiba. 
Gül- Tabii ama sevdiklerine, hani böyle can dediğine,dost dediğine,kardeş dediğine... Yök-Aynı yaştayız ben senin çok küçük yaşta sahneye çıktığını biliyorum. Kaç yaşındaydın ve nasıl başladı? Ses sanatçısı olma yolundaki ilk adımın? 
Gül- Tuzla'da ilk Seymen Gazinosu vardı,ilk seymende çıktım.12 -13 yaşındaydım.Hatta Seymen kapatıldı yaşım küçük diye.O zamanki aklım işte. Ama şarkıcı olma isteği...O bende hep vardı hayatım, ben anneme oturdum dedim ki bak ya bana destek olursun ya da ben yapacağım bu işi kaçacağım yani bulamazsın beni. Yök-O Ses Türkiye yarışması ve jürisi hakkında ne düşünüyorsun?
 Gül-Orada jürilik yapılmıyor şaklabanlık yapılıyor.Reyting savaşı veriyorlar. 
Yök-Reyting savaşı veriyorlar bir de gerçekten bir yerlere gelebilecek kişileri de direkt eliyorlar sanki ... Gül-O programlarda bir yere gelmek diye bir şey yok ki. Hangisi nereye geldi geçen senekiler falan nerdeler?Salak saçma iş.Bu hafta süpersin,olaysın bir dahaki hafta eledin, ne anladım.Sonra seçilen şarkılar... Şarkı söylemek duygu işidir,ruh işidir sen bana gecede istersen trilyon ver şu şarkıyı oku de (kalbini gösteriyor) ben şurdan okumuyorsam, ben okurken tüylerim diken diken olmuyorsa,ben bir şey hissetmiyorsam,ben o şarkıyı okumam.Oradaki amatör insanlara bunlar oturuyorlar kendileri belirliyorlar şarkıları bunu okuyacaksın diyorlar.Bu temcit pilavı değilki kardeşim çıktıkları okudukları şarkıları görmüyor musun? Halkalı şekerin duygu neresinde? Bu halkalı şekeri benim köpeğim bile hav hav hav havlar yani. 
Yök- Peki jüri müziği çok iyi biliyor mu sence hadise falan ? 
Gül-Hadise nerden gelmiş?Hadisede yarışmadan gelmiş yani o yarışmanın içerisinde o jürilerin arasında müzik bilgisi olan tek kişi Gökhan. Gökhan okulludur yani. Yök-Murut'da okullu.
 Gül-Murat'da okullu ama bazıları okula gidip kayıt oluyorlar okulluyum demek için. Gökhan öyle değil ama Gökhan dibinden. Gökhanı tiye alıyolar ama dikkat edin hep Gökhan'ın seçtiği seslerdir son haftalara kalanlar. Yök -En son senden gazetemizi eline alıp okurken bir poz isteyeceğim. Gazeteyi eline alıyor ve 
Gül-Sürekli Tuzla Yorum okurum ben 7/24Tuzla yorum okuyorum diyor ve başlıyor gazetemizi sesli bir şekilde okumaya...
 Yök-Şahin Özer'le buluşmanız nasıl oldu? Bizim menejer telefon açtı dediki "Gül ne yapıyorsun?" Bende salya sümük afedersin hastayım."Şahin Özer bir bayan ses arıyor senin gibi buğulu." Ondan sonra abi dedim ben çok hastayım ama ne olur götür beni dediki "Sen iyileşte öyle." Şahin Özere söylemiş böyle böyle Şahin Özer demiş hemen getir.Gittim çok beğendi sesimi grip olmama rağmen, sonra ilk albüme başladık. Yök-Patladı zaten albüm çıkar çıkmaz. Gül-1,5milyon sattı ne demek biliyor musunuz? Yök- Tv'de de patladın,o zaman sen bayağı gündeme gelmiştin. "Kibariye kadar güçlü" sesi var ayrıca güzelliğide fazlası diye magazin haberleri olmuştu.
 Gül-Çıplak ayaklı kız diye anons etmişlerdi. Yök-Kararsız biri misindir net mi? Asla, net.Terazi burcuyum ben. 
Yök- Terazi kararsızdır.
 Gül-Hayır ona geleceğim,değil. Yılın 1 ayı dengesizleşirim kendimide bilirim iş,aşk her şey birbirine karışır falan. 
Yök-Dengesizliğinin de bir dengesi var yani. Bu arada asistanı devreye giriyor ve aslında bunu bana soracaktınız diyor bende soruyorum söyle diyorum... "İnat kendi bildiğinden şaşmaz yanlış olduğunu biliyor mesela yinede gider tamam o der ama bu benim doğrum der gider." Yök-Yalan söyler misin 
Güllü? Güllü-Söylerim. 
Yök- Bu cevabı bekliyordum ve bu soruyu sorma sebebim bu cevabı verip vermeyeceğindi. 
Gül- Aa yalan söylemiyorum diyen insan yalan söyler,söylerim hayatım hem bi yalanlar atayım sana var ya bir senaryo yazayım ki bazen kendimde oturup ağlıyorum o senaryoya... Yök-İlker enişteyle nasıl tanıştınız ?
 Gül-Benim albümümde nir şarkısını okudum ben İlker'in ondan sonra gide gele böyle stüdyo da anam dedim bu pek güzel bi çocuğa benziyor tamda böyle işime yarar diye. (bunları söylerken ellerini ovuşturuyor ve gülüyor.) Yani 10 sene oldu. 
Yök-Ben 8 sene önce gördüm sizi markette,yakışıklı adamdı. 
Gül-Ben yakışıklılığa ömrüm boyunca hiç bakmadım.Benim hayatımdaki öncülüğüm kendimden bile önce çocuklarım Tuğyan ve Yağıza gerçekten abi gibi baba gibi oldu birde daha önce hiç evlenmemiş bekar olması,çocuk hasreti çekmesi... Bu arada çocuk istiyor. 
Yök- Peki var mı planlanınızda çocuk ?
 Gül- Var yapıyoruz biz çalışmalarımıza başladık,alt yapı çalışmalarına başladık. Bakalım işte neyse...Yani biz projeyi sunduk içeriye bekliyoruz. Yök-Senin aynı mesleği yaptığın kişilerden farklı kılan özelliğin ne? Uçuk kaçıklığım deli olmam net olmam.Ben şeyi gizlemem: sevdim,sevdim ya! Sevmedim sevmedim. Herkesin doğrusu vardır kendine ama benim doğrum benim doğrum bu yaşa kadar hep kendi doğrumla haraket ettim iyisiyle kötüsüyle belki hataydı belki kötüydü ama o benim kötümdü hiç kimseye mesela Yasemin senin yüzünden oldu gibi kimseye demem, ben bir bireyim kişilik sahibiyim.
 Yök-Yanlışımında arkasındayım diyorsun yani.
 Gül-Tabi ki yaptığım yanlış varsa onunda arkasındayım ama en büyük çocuklarıma bırakacağım servetim buna hiç kimse bizim camiadan kolay kolay bir iki şeyler hariç diyemez.Ama ben şunu rahatlıkla söylüyorum ben evlatlarıma öldükten sonra benim evlatlarım bana şunu diyecek anne be sağken bize niye işte hanlar,hamamlar,yalılar,yatlar bırakmadın?Ama bize teşekkür ederiz güzel bir isim bıraktın.Yani bir tanesi kalkıpta kızıma veya oğluma yarın öbür gün diyemeyecek ki senin annenle biz birlikte olduk.Senin anneni de şurada uygunsuz gördük.Veya ben hiç telovole o zamanlar televoleydi magazin sanatçısı olmadım.Niye çünkü benim hiç öyle sevgililerim falan olmadı, ben tek eşliliğe inanıyorum.Ben çocuklarımın babasını sevdim 12 senelik ilişki 2sene birliktelik 10 sene evli kaldım.İlkerle 10 senedir birlikteyim henüz nikahım yok ama 10 yıldır artık eşim imam nikahımız var.Allah kısmet ederse işte dediğim tarihte sen biliyorsun olacak. Tek eşliliğe inandım,hiç kimsenin yuvasında,kocasında,karısında,parasında,işinde gücünde gözüm olmadı.Misal Yasemine geldim ne pişirmiş pilav yasemin baktım ki eziliyor bir pilav var.Boşver yaso bide domates doğrayalım yanına ekstradan tamam yok mu hadi pilav ya pilavın üstüne bişey koyalım yiyelim.Önemli olan benim oradaki huzurum,onu tatlı bir şekilde yiyebilmek.Nice sofralar biliyorum ki etler,bomfileler,karidesler,şeyler havada uçuştu ama yapmacık.Öyle değilim.Evim en kutsalım.Birçok sanatçıyla görüşürüm ama ne evlerine giderim ne de evimde ağırlarım. Yani öyle bir şeyim var orası benim mabedim.İyisiyle,kötüsüyle, acılarımla yatlılarımla benim evim o başka ayrı bir dünya.Güllüyü şu anda tabi şu anda aile meclisi olarak oturuyoruz Gül olarak oturuyorum, kamera açılır açılmaz Güllü oluyorum evimin kapısından içeri girerken Güllüyü kapının önünde bırakıyorum Gül olarak eve giriyorum.Anne olarak.. 
Yök-İşte onu yapabildiğin için ilişkilerin uzun sürüyor. Gül-Aynen öyle.Yani hayatımda hep tek eşliliğe inandım eğer bu benim eksimse de ben hala ananevilere çok önem veriyorum aile,namus kavramı, bekaret bunlar benim için çok önemli,çok özel. Her zaman da çocuklarıma tembihlerim özellikle kızıma annecim benim kafamı önüme getirecek bir şey yapma diye. Yök-Tahammül edemediğin,sinir olduğun 5 şeyi sıralasana.
 Gül-Pis pis insanlar, hastalık derecesinde titizimdir,verilen sözün tutulmaması uygulayamayacağın sözü verme verdiysen yap arkasında dur. 
Yök-Söz verip yapamayabilirsin ya da vazgeçebilirsin olabilir insanlık hali aksilik çıkabilir.Ben ard niyet aramam ama mert bir şekilde yapamıyorum ya da vazgeçtim de ...
 Gül-En azından bileyim gardımı alayım başka bir çare düşüneyim kendime. Yök-Aynen öyle.Adam tamam diyor sonra ortada yok arıyorsun açmıyor,yazıyorsun cevap vermiyor.Kaçıyor, muallakta bırakıyor seni sözünü tutmamakla kalmıyor birde işine engel olmuş oluyor.Benide bu durum deli adiyor. Evet iki saydın 3. Ne? (asistanına dönüyor.) 
Gül-Bediş, kız ben neyi sevmem? Bedişten ilginç bir cevap geliyor."kurufasülye" Koro halinde gülüyoruz buna. 
Gül-Başka ne kız ? Ama onları söyleyemezsin,yazamazsın ... Gül - Ben şifre vereyim sana anla diyor ve eşimi göstererek eniştemin de sevmediği diyor... 
Yök-Haaa tamam anladım,anladım söylemeyelim bencede diyorum. 
Yök-Güllü evde ne yapar ?
 Gül-Evde mesela yemeklerimi hep kendim yaparım kadınlara asla yaptırmam. 
Yök- Her zaman ! Ya bir yemek yapan olsa var ya,en yapmayacağım şey diye ben isyanımı yaparken o anlatıyor bir kazan yaprak sarmayı nasıl sardığını, eee ben daha bişey demiyorum;salça yapıyor,zeytin basıyor, yaprak sarma sarıyor,iki tane şahane çocuğu var şahidim müthiş bir anne,harikada bir eşe sahip;bir o kadar da iyi bir eş sözünün eri, sesini zaten Türkiye biliyor... Allah yolunu bahtını açık etsin canım kardeşim değerli vaktini bana ayırdığın ve bu güzel kahvaltı eşliğinde yaptığımız bu sıcak söyleşi için çok çoook teşekkür ediyorum. Haa tabi salça ve zeytin içinde... ARŞİV
3543 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
  • Vatanını Kurtaran Aslan - 15 Haziran 2018 Cuma 19:30
    Tuzla'nın göz bebeği sanatçısı Güllü ablamız... ona çamur atan kendisi bataklıkta gezmiştir...
  • Funda kurcan - 29 Haziran 2017 Perşembe 20:44
    Bumu tuzlanın sevilen sanatçısı dolandırmadığı esnaf kalmadı kim seviyormuş bunu söyleyinde bileyim
İSTANBUL ⇓
İmsak 06:13
Güneş 07:41
Öğle 12:54
İkindi 15:31
Akşam 17:56
Yatsı 19:18
14°İSTANBUL
DÖVİZ KURLARI
USD 5.4563     EURO 6.1401     IMKB 91445     ALTIN 210,986    
SİZE GÖRE TUZLA NEYİ İLE MEŞHURDUR.